İşe İade Davası Mahkeme Karar Örneği

Uncategorized , , , , , , ,

T.C.
SAKARYA
3. İŞ MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/22
KARAR NO : 2019/18

HAKİM : Tayfun
KATİP : Şükriye

DAVACI : ADEM YEŞİLDAL – TCN:
VEKİLİ : Av. FATİH YEŞİLYURT – Cumhuriyet Mah.198. Sok. No:2/301 (Erol İş Merkezi) Adapazarı

DAVALI : CARREFOURSA CARREFOUR SABANCI TİCARET MERKEZİ A.Ş. – vergi no: 2030017071 – Carrefoursa Plaza Cevizli Mahallesi, Tugay Yolu Caddesi No:67 A, Blok; B, Maltepe/İSTANBUL
VEKİLLERİ : Av. – Kerim Bey Köşkü- Göztepe Mah. Tanzimat Sok. No: 63/1 34000 Kadıköy/İSTANBUL
Av. SED – Cumhuriyet Mah. Şal Sk. No:58 Ünal Apt. C Blok K:3 D:6 Adapazarı

DAVA : İşe İade
DAVA TARİHİ : 31/07/2018
KARAR TARİHİ : 16/05/2019
YAZIM TARİHİ : 16/05/2019
Mahkememizde görülen işe iade davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacının Talebi:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirkete ait Ada Center Hipermarket Mağazası’ nda pasta ekmek bölümünde çalıştığını, pasta-ekmek-pizza reyonunun işletici firmaya devredilmesi kararı alındığından dolayı sözleşmesinin fesih edildiğini, ancak aynı reyonda çalışan bazı kişilerin farklı reyonlara kaydırılarak çalıştırılmaya devam edildiğini, müvekkilinin davalı iş verene ait şubeler nezdinde çalışma imkanı olup olmadığı araştırılmadan iş sözleşmesinin fesih edildiğini, müvekkilin iş yerinde verimli ve başarılı bir eleman olarak çalıştığını belirterek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalının Cevabı:
Davalı vekili, davacının pozisyonunun müvekkili şirket tarafından alınan işletmesel karar sonucu kapatıldığını, davacının çalıştığı reyonun başka bir işletici firmaya devredildiğini, davacının çalışabilceği uygun bir pozisyon bulunmadığından dolayı iş sözleşmesi tazminatları ödenerek fesih edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın Konusu:
Davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle fesih edilip edilmediği, işe iade koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Gerekçe:
Normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18-19-20-21-22 maddeleridir.
Davacının işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, kıdeminin altı aydan fazla olduğu, işyerinde 30 dan fazla işçi çalıştığı, davacının işveren vekili konumunda olmadığı buna göre davacının iş güvencesi kapsamında kaldığı belirgindir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri kavramına yer verildiği halde, işletmesel karar kavramından sözedilmemiştir. İşveren amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu kararlar, yönetim hakkı kapsamında alabilir. Geniş anlamda, işletme, işyeri ile ilgili ve işin düzenlenmesi konusunda, bu kapsamda işçinin iş sözleşmesinin feshi dahil olmak üzere işverenin aldığı her türlü kararlar, işletmesel karardır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli olduğunu kanıtlayacaktır.
Feshin işletme, işyeri ve işin gerekleri nedenleri ile yapıldığı ileri sürüldüğünde, öncelikle bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, bağlı işveren kararında işgörme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı(tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı(keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı(ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.
Dosya arasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacının işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, kıdeminin altı aydan fazla olduğu, işyerinde 30 dan fazla işçi çalıştığı, davacının işveren vekili konumunda olmadığı buna göre davacının iş güvencesi kapsamında kaldığı, 7036 sayılı iş mahkemeleri kanunun 11 inci maddesi ile, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20 inci maddesinin birinci ve ücüncü fıkralarında değişiklik yapılan düzenleme ile dava açılmadan önce süresi içerisinde arabuluculuğa başvurulduğu ve son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren yasal süre içerisinde davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı işveren tarafından düzenlenen 25/06/2018 tarihli fesih bildiriminde, davacının çalışmakta olduğu pasta-ekmek-pizza reyonlarının işletici firmaya devredilmesi kararı alındığı, uygun başkaca bir pozisyon bulunmadığından iş kanunun 17. Maddesi gereğince iş sözleşmesinin fesih edildiği belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının 18/04/2015-25/06/2018 tarihleri arasında davalı şirkete ait Ada Center Hipermarket Mağazası’ nda paza-ekmek-pizza reyonunda ekmek ustası olarak çalıştığı, davacının çalıştığı reyonun farklı bir firmaya devredilmesi nedeniyle iş sözleşmesinin fesih edildiği, davacının sözleşmesinin feshiden önce çalıştığı reyonda 6 kişinin çalıştığı, bu bölümde çalışanlardan Bahattin Binay’ ın aynı iş yerinde başka reyonda çalışmaya devam ettiği, davacının sözleşmesinin feshinden sonra yeni işçi alımı yapıldığı, davacının istihdam fazlası olduğu ve feshin kaçınılmazlığının kanıtlanamadığı gibi feshin son çare olma ilkesi de gözetilmediği anlaşıldığından, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmiştir.
Kaldı ki, davacının mesleki niteliklerine uygun bir başka pozisyonda ne sebeple değerlendirilmediğine ilişkin olarak hiçbir delil ibraz edilmediği gibi davacının iş sözleşmesinin feshinde hangi kriterlere göre seçim yapıldığı da ispatlanamadığından davacının sözleşmesinin geçerli bir neden olmadan fesih edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Ayrıca, davalı işyerinde ait dönem bordroları incelendiğinde, davacının iş sözleşmesinin feshinden sonra 2018 yılı 9. ayında aynı işyerine 5 işçinin, 2018 yılı 10. ayında ise 1 işçinin alındığı, tanık beyanları ile işe alınan işçilerin şarküteri, kuru gıda reyonu ve kasaya alındığı, davacının da şarküteri ve kuru gıda reyonlarında çalışabileceğine engel bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla davacının sözleşmesinin geçerli bir neden olmadan fesih edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Diğer bir neden ise, davacının çalıştığı süre nazara alındığında herhangi bir ihtar veya disiplin cezası bulunmadığı, ayrıca davacı ile aynı reyonda çalışan Bahattin Binay’ ın aynı işyerinde başka reyonda çalışmaya devam ettiği, ancak davacıya diğer reyonlarda çalışmasına ilişkin herhangi bir teklif yapılmadığı ve bu yönde bir değerlendirilmede bulunulmadan doğrudan sözleşmesinin fesih edilmesi nedeniyle feshin son çare olma ilkesi ve ölçülülük ilkesi ile bağdaşmadığından davalı işveren tarafından yapılan fesih geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacının çalıştığı süre ve fesih nedeni nazara alınarak davacının işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarı davacının 4 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
7036 sayılı İş mahkemeleri kanunu 12. maddesi ile 4857 sayılı kanunun 21. maddesine eklenen fıkra ile, davalı tarafından gerçekleştirilen feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi halinde işe başlatmama tazminatı ve 4 aya kadar boşta geçen süre ücretin dava tarihindeki ücret esas alınarak parasal olarak belirleneceği düzenlendiği, 4 aya kadar boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar kavramına ikramiye, gıda yardımı, yol yardımı, yakacak yardımı, servis gibi parasal haklar dahil olduğu, işe başlatmama tazminatı ise çıplak ücret üzerinden hesaplanacağından, hesaba esas ücretin tespitinde, ücret dışında sağlanan sosyal yardım ve benzeri ödemeler dikkate alınmayacağından dosya arasındaki bilgi ve belgelerden davacının, dava tarihindeki çıplak ücreti 2314,13 TL brüt, giydirilmiş ücretin ise 3655,90 TL olduğu nazara alınarak parasal değerler hesaplanarak hüküm oluşturulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Gerekçe Nedeniyle;
1-) Davanın KABULÜNE
Davalı tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
Davacının yasal süresi içerisinde işe başlamak için başvurmasına rağmen işverenin süresinde işe başlatmaması halinde ödemesi gereken tazminat miktarının işçinin 4 aylık ücreti karşılığı 9256,52 TL brüt olarak BELİRLENMESİNE,
Davacının işe iadesi için davalı işverene süresi içerisinde başvurması halinde hak kazanacağı ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının karşılığı 14623,60 TL brüt miktarın davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
2-)Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 44,40 TL karar harcından peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-) Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç olarak toplam 71,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Arabuluculuk faaliyetleri aşamasında suçüstünden karşılanan 280 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-) Davacı tarafından yapılan toplam 72,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-) Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 2725 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-)Taraflarca varsa yatırılıp kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Taraf vekillerinin yüzünde verilen kararın 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. Maddesi ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 345. Maddesi gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verilerek açıkça okunup anlatıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir