Tapuda Satış Bedelinin Ödenmemesi – Tapuda Hile Yapılması

Güncel İçtihatlar , , , , , ,

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi         2020/140 E.  ,  2020/3253 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … 46473 ada 1 parselde kayıtlı 142/19366 arsa paylı bağımsız bölümü 21.10.2008’de satın aldığını, davalı ile evlenmeyi düşündüğünden tapuyu satım akdiyle 29 Mayıs 2009 yılında davalıya devrettiğini, ancak davalının satım bedelini ödemediğini, davalının ev bedelini … ve …’te bulunan kendisine ait evleri satarak ödeyeceğini taahhüt ettiğini, bu güne kadar hiçbir ödemede bulunmadığını, tapunun devredilmesinden sonra davalının kendisi ile görüşmekten kaçındığını, davalının kötüniyetli olduğunu, davalının aslında evli olduğunu öğrendiğini, ayrıca davalının bir de kız arkadaşının da olduğunu öğrendiğini, davalının kendisini dolandırmaya çalıştığını belirterek dava konusu taşınmazın adına tesciline, olmadığı taktirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 200.000,00-TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş; taşınmazın dava tarihinden sonra üçüncü kişiye devri nedeniyle HUMK. 186 madde gereğince yeni malike dava yöneltmeyeceğini beyan ederek alacak davası olarak davaya devamını talep etmiştir.
Davalı, bedelini ödeyerek dava konusu taşınmazı satın aldığını ve taşınmazı 10.03.2010 tarihinde dava dışı üçüncü şahsa devrettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının hilesine dayalı olarak davalı adına satışı gerçekleşen ve ödenmeyen taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, esasen üniversite mezunu ve iş kadını olan davacının öğrenim düzeyi ve yaşı itibariyle sahip olduğu iş ve yaşam tecrübesi gözetildiğinde henüz evlenmediği bir kişiye resmi senette  yazılı satış bedelinden daha değerli olduğu aşikar dairesini bedelini tahsil etmeksizin devretmesi yaşamın olağan akışına da aykırı bulunmakla hile iddiası yerinde görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu olayla ilgili olarak davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunda Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/152 Esas sayılı ceza davası açılmış ve yapılan yargılama sonucunda davalı … evli olmasına rağmen, evli olduğunu gizleyerek yaşça kendisinden büyük olan … ve yaşça kendisinden küçük olan … Eryılmaz ile duygusal ilişki ve birliktelik yaşamış olup, nüfus cüzdanında tahrifat yaparak ve hileli davranışlarda bulunarak … ile evleneceğini beyan ederek evlilik vaadinde bulunarak …’ye ait daireyi bu hileli davranışları neticesinde resmi kurum olan tapu dairesini ve tahrif ettiği nüfus cüzdanını da kullanarak üstüne geçirmiş olduğu gerekçesiyle davalının TCK’nın 158/1-d maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/152 Esas ve 2012/15424 Karar sayılı ilamı Yargıtay 23. Ceza Dairesi’nin 16.02.2016 tarih, 2015/11823 Esas ve 2016/1443 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmuş ve bozmaya uyularak … Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/83 Esas sayılı dosyasında yargılamaya devam edilmiştir. Söz konusu ceza dosyasında ise, davalının 1998 yılında Hikmet BAŞTÜRK isimli bir bayanla evlenmesine ve bu kişi ile 12 yıl evli kalmasına rağmen 27/02/2002 tarihinde Sincan nüfus müdürlüğünden yenileme ile aldığı 999203 numaralı nüfus cüzdanının medeni hali bölümüne tahrifatla bekar yazdırarak … (davacı) ile olan özel hayatında ve …’nün (davacının) mağduriyetine neden olan evin devrine ilişkin 29/05/2009 tarihli tapudaki resmi senet düzenlenmesi işleminde nüfus idaresinde düzenlenmiş nüfus cüzdanının kullanmak suretiyle değerinin çok üstündeki bir gayrimenkulü hile ve kandırma yöntemiyle üzerine geçirerek kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görülerek nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ve … Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2016/83 Esas ve 2016/218 Karar sayılı bu kararı, Yargıtay 23. Ceza Dairesi’nin 19.12.2018 tarih ve 2017/14430 Esas ve 2018/9732 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. B.K.nun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de, mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğundan, ceza mahkemesince tespit edilen maddi olgular ve mahkumiyet hükmü dikkate alınarak davalının hileli davranışlarla taşınmazın bedelini ödemeden devraldığı sabit olduğu gerekçesiyle mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir