İCRA MAHKEMESİ KARARLARININ UYGULANMASI İÇİN KARARIN KESİNLEŞMESİ GEREKMEZ.

Güncel İçtihatlar , , ,

T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2019/8563

K. 2020/5245

T. 22.6.2020

• HACİZLERİN KALDIRILMASI ŞİKAYETİ ( Ödeme Emri Tebligatının Usulsüzlüğüne Yönelik Şikayet Kabul Edilerek Tebliğ Tarihi Düzeltildiğine Göre Takip Kesinleşmeyeceği – Takibin Kesinleşmesinden Önce Uygulanan Hacizlerin Kaldırılacağı/İcra Mahkemesi Kararlarının Uygulanması Yönünden Kararın Kesinleşmesinin Gerekmediği Usulsüz Tebligat Şikayetinin de Bu Kapsamda Olduğu )

• İCRA MAHKEMESİ KARARLARININ UYGULANMASI İÇİN KARARIN KESİNLEŞMESİNİN GEREKMEDİĞİ ( Hacizlerin Kaldırılması Şikayeti – Ödeme Emri Tebligatının Usulsüzlüğüne Yönelik Şikayet Kabul Edilerek Tebliğ Tarihi Düzeltildiğine Göre Takip Kesinleşmeyeceği/Takibin Kesinleşmesinden Önce Uygulanan Hacizlerin Kaldırılacağı – Şikayetin Reddinin İsabetsiz Olduğu )

• ŞİKAYET ( Hacizlerin Kaldırılması – İcra Mahkemesi Kararlarının Uygulanması Yönünden Kararın Kesinleşmesinin Gerekmediği Usulsüz Tebligat Şikayetinin de Bu Kapsamda Olduğu/Ödeme Emri Tebligatının Usulsüzlüğüne Yönelik Şikayet Kabul Edilerek Tebliğ Tarihi Düzeltildiğine Göre Takip Kesinleşmeyeceği – Takibin Kesinleşmesinden Önce Uygulanan Hacizlerin Kaldırılacağı )

2004/m.37,78

ÖZET : Dava; hacizlerin kaldırılması şikayetine ilişkindir. Somut olayda; borçlunun ödeme emri tebligatının usulsüzlüğüne yönelik olarak şikayette bulunduğu, bu dosyada şikayetin kabulüyle tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verildiğine göre, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle takip kesinleşmeyeceğinden, bu tarihten önceki hacizlerin hükümsüz kaldığının kabulü gerekir. Ödeme ve icra emrinde belirtilen ödeme süresi geçmedikçe, alacaklı tarafça haciz istenemeyeceği gibi, bu koşullar oluşmadan önce konulan hacizler de geçersizdir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında Dairemizin bazı içtihatlarına atıfta bulunulmuş ise de, Dairemizin istikrarlı uygulamalarına göre icra mahkemesi kararlarının uygulanması yönünden, kararın kesinleşmesinin gerekmediği, usulsüz tebligat şikayetinin de bu kapsamda olduğu; Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen farklı yöndeki kararların ya somut olayın özelliğinden ya da temyiz edenin sıfatından kaynaklanmış olabileceği anlaşılmakla; henüz haciz isteme hakkı doğmadan borçlunun malvarlığına ve üçüncü kişilerdeki alacaklarına yönelik olarak gerçekleştirilen hacizlerin yasal dayanağı kalmadığından, takibin kesinleşmesinden önce uygulanan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince, alacaklı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

KARAR : Borçlu hakkında genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin borçluya 03.04.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve borçluya ait banka hesapları ile taşınmazlarına haciz konulduğu, borçlunun ise icra mahkemesine yaptığı başvuruda, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü hususunda şikayette bulunduğunu ve ödeme emri tebliğ tarihinin 18/05/2018 tarihi olarak düzeltildiğini, itirazı üzerine takibin durduğunu ve hacizlerin kaldırıldığını ancak alacaklı vekilinin talebi üzerine banka hesapları ile taşınmazlarına yeniden konulan hacizlerin kaldırılması talebinin icra müdürlüğünce usulsüz tebligat şikayetinin kabul kararının kesinleşmediği gerekçesi ile reddedildiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı icra müdürlüğünün 13/09/2018 tarihli kararının iptali ile hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince; şikayetin kabulüyle hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, kararın alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle hacizlerin geçerli olup olmadığının usulsüz tebligat şikayetinin kabul kararının kesinleşmiş olmasına bağlı olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine hükmedildiği, kararın borçlu vekili tarafından temyiz edildiği görülmektedir.

İİK’nun 37. maddesi; “İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemeyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olupta alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilir” hükmünü amirdir.

İİK.’nun 78. maddesi gereğince, takibin şekline göre, borçluya ödeme emri tebliğ edilip, ödeme emrindeki müddet geçtikten sonra alacaklı haciz talep edebilir.

Tebligatın usulsüzlüğünün tespiti ve dolayısıyla tebliğ tarihinin düzeltilmesi durumunda, haciz uygulamasına başlanacağı tarih, mal beyanında bulunma tarihi veya varsa kesinleşmeden önce konulan hacizlerin kaldırılabileceği nedenleriyle borçlunun şikayette hukuki yararı vardır (HGK’nun 27.06.2001 tarih ve 2001/12-543 E. – 2001/560 K. sayılı kararı ).

Kural olarak icra mahkemesi kararlarının uygulanması için kesinleşmesi gerekmez. İcra Mahkemesi kararları verildikleri tarih itibariyle hüküm ve sonuç doğurur. Ayrıca usulsüz tebligat şikayetlerine ilişkin kararların infazı için kesinleşmesi gerektiğine dair özel yasal bir düzenleme de bulunmamaktadır

Somut olayda; mahkemece, borçlunun aynı mahkemenin 2018/301 E.-2018/432 K. sayılı dosyasında ödeme emri tebligatının usulsüzlüğüne yönelik olarak şikayette bulunduğu, bu dosyada şikayetin kabulüyle tebliğ tarihinin 18/05/2018 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiğine göre, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle takip kesinleşmeyeceğinden, bu tarihten önceki hacizlerin hükümsüz kaldığının kabulü gerekir. Ödeme ve icra emrinde belirtilen ödeme süresi geçmedikçe, alacaklı tarafça haciz istenemeyeceği gibi, bu koşullar oluşmadan önce konulan hacizler de geçersizdir.

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında Dairemizin bazı içtihatlarına atıfta bulunulmuş ise de, Dairemizin istikrarlı uygulamalarına göre icra mahkemesi kararlarının uygulanması yönünden, kararın kesinleşmesinin gerekmediği, usulsüz tebligat şikayetinin de bu kapsamda olduğu; Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen farklı yöndeki kararların ya somut olayın özelliğinden ya da temyiz edenin sıfatından kaynaklanmış olabileceği anlaşılmakla; henüz haciz isteme hakkı doğmadan borçlunun malvarlığına ve üçüncü kişilerdeki alacaklarına yönelik olarak gerçekleştirilen hacizlerin yasal dayanağı kalmadığından, takibin kesinleşmesinden önce uygulanan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince, alacaklı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulüyle … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 28.03.2019 tarih ve 2018/2594 E.-2019/891 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir