Alıcının Tramer Kayıtlarına Bakma Yükümlülüğünün Olmadığı

Güncel İçtihatlar , , ,

Antalya BAM, 3. HD., E. 2017/325 K. 2017/381 T. 12.5.2017

Antalya BAM – 3. Hukuk Dairesi
Esas No.: 2017/325
Karar No.: 2017/381
Karar tarihi:12.05.2017

DAVANIN KONUSU : AYIP ORANINDA BEDELDEN İNDİRİM

Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/749 Esas, 2016/565 karar sayılı 06/12/2016 tarihli kararı aleyhine davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkil ile davalı taraf arasında Denizli 8.noterliğinin 12978 yev. nolu 11/08/2015 tarihli araç satış sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkilinin hasarsız ve ayıpsız olduğunu düşündüğü aracı 20.500,00 TL karşılığında satın aldığını, satışın ardından müvekkil tarafından araç servise götürüldüğünde servis elemanları tarafından aracın hasarlı olabileceği söylendiğini, bunun üzerine yapılan araştırma neticesinde aracın 12.305,00 TL hasar kayıtlı olduğunu öğrendiklerini, dolayısıyla piyasa şartlarına göre esasen 20.500,00 TL etmeyecek bir araca ayıbın gizlenmesi neticesinde bu tutarı ödemek durumunda kaldığını, bu nedenlerle aracın piyasa şartlarına göre değerinin tespit edilmesini fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL zararın giderilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracı davacıya sattığını kabul etmiş ancak davacının aracı görüp beğenerek satın aldığını ve gerek tramer sorgusu ve gerekse araç hasarı konusunda bilgi sunan firmalara başvurmak suretiyle araçtaki hasar ve kusur durumunu öğrenebilme imkanı mevcut iken bu imkandan yararlanmayıp aracı beğenerek aldığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/12/2016 tarih ve 2015/749 Esas, 2016/565 Karar sayılı kararı ile;

“1-Davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne,

6.500,00 TL alacağın davalı K1‘den alınarak davacı K2‘ya verilmesine, alacağa dava tarihi olan 19/10/2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,

2-Alınması gerekli 444.01 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 27.70 TL ile 102,46 TL ıslah harcının düşülerek, kalan 313,85 TL’nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 1.800,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan toplam 596,14 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Taraflarca peşin yatırılan gider avanslarından yapılan harcamaların düşülerek, kalan miktarların karar kesinleştiğinde taraflara geri verilmesine” karar verilmiştir.

İSTİNAF TALEBİ : Davalı tarafından Denizli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/12/2016 tarih ve 2015/749 Esas, 2016/565 Karar sayılı kararının kaldırılması talep edilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece dava konusu olayın ve delillerin yanılgılı değerlendirildiğini, hukuka aykırı olarak davanın kabulüne karar verildiğini, bilirkişi raporunda belirtilen ayıpların kendisi tarafından yapılmadığının ortaya çıktığını, aracı aldığı şekliyle satışını yaptığını, aracın pertten dönme olduğundan ve kilometresinin düşürüldüğünden haberinin olmadığını, zararın kendisine yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Davacı, 11/08/2015 tarihinde satın aldığı aracın pert işlemi gördüğü ve kilometresi ile oynanmış olması nedeniyle ayıplı olduğunu iddia ederek ayıplı araç satılması nedeniyle 6.500,00 TL’nin davalıdan tahsili için eldeki davayı açmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanununun 219-231 maddelerinde düzenlenen, ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Satım sözleşmesinde satıcının ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 219. Maddesinde, satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. Alıcı ayıbı ihbar etmek suretiyle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarına sahiptir.

Alınan bilirkişi raporunda dava konusu aracın ağır hasarlı trafikten çekme işlemi gören ve kilometresi de indirilmiş olması nedeniyle gizli ayıplı olarak satıldığı tespit edilmiştir.

Davalı, aracın pertten dönme olduğundan ve kilometresinin düşürüldüğünden haberinin olmadığını, zararın kendisine yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de; Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile bundan davacıya karşı sorumludur. Davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle yerel mahkemece, “…Davacı, 11/08/2015 tarihinde noterden devraldığı aracı gizli ayıbı öğrenir öğrenmez 21/08/2015 ve 15/09/2015 tarihli ihtarnameler ile davalıya bildirmiş ve sonrasında bunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacının, satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğü’nce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtlarını, TRAMER kayıtlarını inceleme ve TRAMER’e SMS atarak bilgi edinme yükümlülüğü de yoktur.

Davalı taraf, satış öncesinde davacıyı aracın pert olduğu ve kilometresinin oynandığı(değiştirildiği) konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispatlayamamıştır. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Ayıp davacıdan gizlenmiştir. Ayıbın gizlenmediğinin ispat yükü davalıda olup, davalı üzerine düşen ispat yükünü yerine getirememiştir. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Davalı satıcının ayıptan sorumluluk borcu bulunmaktadır. Davacının olayda kusurundan söz edilemez.

Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ayıptan sorumluluk hükümleri gereğince davacı uğradığı zararları akidi olan davalıdan isteyebilir. Davacı, TBK’nun 219 ve sonraki ayıptan sorumluluk hükümlerine göre davalıdan ayıp oranında bedel indirimi istemekte haklıdır.” gerekçesiyle davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kanaaatine varılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 444,01 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 111,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 333,01 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydedilmesine,

3-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.12/05/2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.